Written by: "Nalan Güven"

Öteki Kadın

“Ardından gerçeğin ışığı vurduğunda saklandığın yalan tülünden sana fayda olur mu sanıyorsun? Boş bahanelerle kandırıyorsun kendini… Sen bana değil, aşka inananlara yazık ediyorsun!”

Herkesin bir hikâyesi vardır evlat. Öyle düşünüp durma arpacı kumruları gibi. Sen sanırsın ki en acılısı senin yaşadıkların, en büyük aşk senin sevdandır. Yok böyle bir şey. Her kul kendi dayanım gücüne kadar sınanır çileyle. Şimdi diyeceksin ki bunda benim günahım ne? Her birimizin vardır elbet bir sınav sebebi. Kim bilir belki sen de başka bir gönlü ateşe atmışsındır, yaptığının zalimlik olduğunu bilmeyerek. İki sevdayı bir kalbe sığdırmak zordur. En zoru da birinden vazgeçmeyi denemek. Bir yalanı yaşamak ve gerçeğe rağmen ona sıkı sıkıya sarılmak. Bilemezsin ateşler içinde yanan o “Öteki” yüreğin yaşadıklarını. Dur bak ben sana Bahar’ın yazdıklarını vereyim de oku. Belki o zaman aşkta “Öteki Kadın”ı anlarsın…

“Ardından gerçeğin ışığı vurduğunda saklandığın yalan tülünden sana fayda olur mu sanıyorsun? Boş bahanelerle kandırıyor...

Devamı »

Masal ve Rüya

Avluda bir kız çocuğu ağlıyor, elinde beslenme çantası. Beline kadar uzayan saçlarını kesmişler evvelki gün. Yere düşen her siyah tutamla biter sanmış kara geceleri. Gider sanmış evine. Uğursuzluğu önünden geçen kara kediye yüklemiş. Kara geceye yüklemiş. Kara saçına yüklemiş.

Dalgalarla oynaşan karabatağa özenmiş. Kâh kayalıkların dibinden, kâh buğulu bir camın ötesinden seyretmiş şiir gibi dinlerken onun hikâyesini ve dalıp çıkmış sulara. Kısmeti avuçlarının içindeyken bırakıvermiş aldığı yere. Dokunamamış. Kıyamamış.

Masallara kanmış hep. Kurtla kuzuya. Toslu Topalak, Yuslu Yumalak, Tülü Barak adlı üç yavru ayıya, Deli Hersekli Kız ve Üç dilek masalına.

Avluda bir kız çocuğu ağlıyor, elinde beslenme çantası. Beline kadar uzayan saçlarını kesmişler evvelki gün. Yere düşen...

Devamı »

Küsmek

Küsersiniz bazen… Küsersiniz kendinize… Hatta söze ve kaleme…
Küstüren bilir mi sebebini? Beynini zonklatırcasına ele geçirmiş bir ağrı ile gecenin yarısı talan ettiğin düşüncelerinde onu aramanın ne anlamı vardır? Ne önemi vardır ne için, kim için küstüğünün hayata?
Bir avuç dolusu ilaç döküp eline, diğerlerini başka zamana saklayarak içinden bir tane yutarsın, tüm derdine o küçücük pembe draje derman olacakmış gibi…
Boşluğa takılan gözlerde silinmiştir düşler… Oysa tek onlardı tutunduğun bu yalanlar içinde… Tek gerçek… Gözünü kapattığında sığındığın bir sevgili… Kollarında ağladığın, kulağına fısıldadığın ve doyasıya öptüğün dudaklarından aşkın…

Küsersiniz bazen… Küsersiniz kendinize… Hatta söze ve kaleme… Küstüren bilir mi sebebini? Beynini zonklatırcasına ele ge...

Devamı »

Siz Hiç Öldünüz Mü?

Yağmalanmış anıların ortasında bırakılırken yapayalnız, ne geriye dönecek mecal vardır dizlerde, ne de yeni bir ufka kapılıp, vurup kapıyı gidecek gurur çürümüş yüreklerde. Açılmayan kapıların önünde çömelen bir dilencinin inadı gibi zamanın hoyrat geçişine aldırmadan kapanacağını bilse de göz, vazgeçer mi hiç umuttan?
Peki ya kalp? Acıya metanet kazanıp yamalarını üst üste devşire devşire kaç kez daha kalkar düştüğü kaldırımlardan?
Siz hiç öldünüz mü? Öldürdünüz mü seven bir yüreği? Taş bağlayıp ayaklarına ittiniz mi bir uçurumun kenarından? Gözlerine bakarak söylediniz mi yalnızlığının ölümden daha zor olduğunu?
Geceler dosttur bir yalnıza. Onun gibi sessizdir, ıssızdır ve soğuk… Parmak uçlarını ısıtamaz yüreğin alevi… Şarkılar dindiremez kimsesizliğin çığlığını… Damarlarda gezinirken şarabın kandıran neşesi, sabahı karşılayacak hüzünden henüz habersizdir yalancı kahkahalar… Gece uzun değildir tek başına içenlere… Resimlere kaldırılan kadehler avutmaz özlem çığlıklarını… Yine ağlarsın içine doğru… Yine akar yaşlar gözbebeklerinden kalbine… Sanki o varmış gibi karşında…
Bilirsin, gün ışıyınca hayali de terk edecek düşler gibi… Öyleyse şimdi sarılmak vakti karanlıklara… Ölümüne vazgeçmek… Öldürmek cana can vereni…

Şehir yerinde değildi gözyaşı yağarken topraklarına
Sanki hiç sevmemiş gibi şimdi üşütüyor kaldırımlar
Yalan kusuyor kollarına atıldığı nefesi
Eteklerinde hercai bir koşuşturma
Belki de son bu kelimeler dökülen parmaklarından
Ah ne gam…
Belli ki anlamsız doğmak ölümün kucağında

Nalan GÜVEN

Yağmalanmış anıların ortasında bırakılırken yapayalnız, ne geriye dönecek mecal vardır dizlerde, ne de yeni bir ufka kap...

Devamı »

Hüzün, Yağmur ve Aşk

“Gönül üzgünlüğü, gam, keder, sıkıntı, iç kapanıklığı,” gibi tanımlarla açıklar sözlükler hüznün anlamını. Ama biliriz ki kelimelere dökülemeyen bir yanı vardır hüznün. İçinde umut taşır, hasret taşır, heyecan taşır… Ve bizler biliriz aslında hüznün Nisan yağmuru gibi olduğunu. Bir bakışla, bazen bir sözle düşer gönlümüze ya da bir şarkı, bir şiirle içimize çöker ağırlığı. Bereket versin öyle uzun sürmez geldiği gibi gider ve ardında bıraktığı dudaklarda yarım kalan tatlı bir gülümseme, göz pınarlarımızda biriken birkaç damla yaş ile…
Yağmur gibidir bu şehrin aşkları da, tıpkı Nisan yağmuru gibi. Olmadık bir anda sırılsıklam eder adamı, aşkın içine katıp iliklerine kadar ıslatır. Habersiz gelir, hazırlıksız yakalar… Su damlası yüklü bulutlar başınıza yağabilecek en güzel yağmurları yağdırır siz kaçmaya fırsat bulamadan. Saçınızdan damlarken rahmet damlaları henüz farkında değilsinizdir yaşayacağınız anların…

“Gönül üzgünlüğü, gam, keder, sıkıntı, iç kapanıklığı,” gibi tanımlarla açıklar sözlükler hüznün anlamını. Ama biliriz k...

Devamı »

Aşkta Siz ve Sen

Ben bir, ”Siz” derim,
Binlerce ”Sen” dökülür içinden…
Anlayamaz aşkı bilmeyenler,
Ne sözler gizlenir, “Siz-Biz” içinden…

Aşklar mı değişti yoksa âşıklar mı? Geçmiş zamanın yaşanmışlıklarına göz attığımızda tıpkı çok iyi bildiğimiz bir şarkının sözlerinde olduğu gibi sevgiliye ve aşka duyulan saygı, aşığın hitap şekli ile kendini göstermektedir. Kalbinde ölümsüz bir sevdanın çırpınışları ile yanarken ne güçlü bir duruştur araya mesafeler koyup aşkı koruyabilmek, ne naif bir ruhtur uğruna uykuları haram edip şiirler yazarken hâlâ sevgiliye, “Siz” diyebilmek…
“Bir Bahar Akşamı Rastladım Size…”

Ben bir, ''Siz'' derim, Binlerce ''Sen'' dökülür içinden... Anlayamaz aşkı bilmeyenler, Ne sözler gizlenir, “Siz-Biz” iç...

Devamı »

Aşk Manifestosu

1. Aşkın masum hali;
“Issız Adam” filmini üçüncü kez izlerken bile, ilk anın duygusallığını içinde barındırabilmek ve gözyaşlarını ilk kez akıtıyormuşçasına esirgemeden dökebilmek, izlediğin tüm aşk filmlerinin başrolünde kendini bulabilmek, okuduğun aşk romanlarında roman karakterine bürünebilmek, Mevlânâ’nın Şems aşkını, tutkusunu ve hasretini tadabilmek, gördüğün her rüyayı aşka yorabilmek, şair olabilmek, yazar olabilmek, Allah’ın verdiği canı aşk ile besleyebilmek, gönlü aşk ile büyütebilmek, şehrinde esen rüzgâr olabilmek, toprağa değen yağmur olabilmek ve o ulvi aşkın saçına konabilmeyi hayal edebilecek kadar sarhoş olabilmek…

1. Aşkın masum hali; “Issız Adam” filmini üçüncü kez izlerken bile, ilk anın duygusallığını içinde barındırabilmek ve gö...

Devamı »

Aşk Yazmak… Aşk İle Yazmak…

AŞK’ı tendedir sanırdım
AŞK görülen tende değil, görülmeyen canda imiş
Hasret ile yandım, cefayı zevk edindim
Yaradan’a, yandırana hamdolsun

Yaşamın mor heceleri kapatıyor sayfalarını… Devamını var saymak girdaplı bir yolun sonunu ummak gibi bir hayal tufanı olmalı… Ama seviyorum tufanları, kasırgaları… Sürükledikleri yerlerde savrulup, kendimden vazgeçmeyi… Her yok oluşta yeni bir ben olmayı… AŞK olmayı… AŞK’ı yazmayı…
Günü donduruyorum… Saatli Maarif Takvimi’nin yapraklarını geri çevirip, aklıma takılan birkaç cümle ile yarım kalmış hikâyelerin nasılını sorguluyorum… Hatta her birine kendimce yarım yamalak sonlar yazıyorum… Son gibi kokmuyor kelimelerin nefesi… Her bir öykünün içine AŞK katıyorum… AŞK’ın başlangıcına ben son oluyorum…

AŞK’ı tendedir sanırdım AŞK görülen tende değil, görülmeyen canda imiş Hasret ile yandım, cefayı zevk edindim Yaradan’a,...

Devamı »

Yazar Nalan Güven’den Kosovalı Kimsesiz Çocuklara Destek

Yazar Nalan GÜVEN Yeni Kitabı’nın Gelirini Kosovalı Kimsesiz Çocuklara Bağışladı !..

Yeni çıkan kıtabı Aşk Ölümdür’le birlikte Sevdanın Adı Bulut ve Ayten adlı üç kitabı bulunan Yazar, yeni çıkan kitabından elde edeceği geliri Kosova’daki kimsesız cocuklara bağışlayacak.

1966 İstanbul doğumlu olan, ailesi Rumeli’ye dayanan yazar Nalan Güven,  500 adet kitabını da Kosova’dakı Türklere okumaları için gönderdi.
Yazar Güven’in kitap satışından elde edeceği geliri Kosovalı Kimsesiz Çocuklara bağışlayacak olması Rumeli Camiası’nın büyük takdirini topladı.

Yazar Nalan GÜVEN Yeni Kitabı'nın Gelirini Kosovalı Kimsesiz Çocuklara Bağışladı !.. Yeni çıkan kıtabı Aşk Ölümdür'le bi...

Devamı »

Nalan Güven’den Kosovalı Kimsesiz Çocuklara Destek

Yenı cıkan kıtabı Aşk Ölümdür, Sevdanın Adı Bulut ve Ayten adlı üç kitabı bulunmaktadır. 1966 ist doğumlu olan ailesi Rumeli’ye dayanan yazar Nalan Güven son kitaplarından 500 adet Kosova‘ya oradaki Türklere okumaları için gönderdi vede ayrıca Kosova’da ki kimsesiz çocuklar içinde bir proje geliştiren onlara yardım eden sayın Güven kitaplarından kazandıklarını bu şekilde kullanılacak olması Rumeli camiasında büyük beğeni sağlayan Sayın Nalan yalnızca Türkiye’de değil Balkanlarda da kitaplarımın okunuyor olması beni çok mutlu ediyor.

Yenı cıkan kıtabı Aşk Ölümdür, Sevdanın Adı Bulut ve Ayten adlı üç kitabı bulunmaktadır. 1966 ist doğumlu olan ailesi Ru...

Devamı »