Benim Sevdam…

Su gibi berrak olmalı benim sevdam
Gözyaşı ile beslenmeli
Acı ile parlamalı
Pas tutmamalı çeperleri
Güne başlatan ilk secdede adı zikredilmeli
Tereddütsüz olmalı son nefeste de söyleneceğinden
Her sözün içinde bir harfi geçmeli
Cihana değişmemeli umudunun bir zerresini
Yeşermiş yeni yetme fidan gibi tutunmalı
Sağlam bir kök salmalı aşk denizinde
Manasını sadece yaratanın bildiği
Elif Lam Mim gibi
Sevgiliden bile saklı olmalı
Sır yumağına düğümler atmalı her bir tutamda
Göklerde binlercesine kaldırmışken başını
Tek olanı görmeli
Aşkın yıldızını takmalı ince bir zincirle boyuna
Züleyha’nın Yusuf’u gibi sabırla beklenmeli
Sarayı zindana çevirene
Kin tutmayacak kadar arınmış olmalı
Gün sayarken sahici mekâna
Korku olmamalı mayın tarlasında seyre çıkmış gönlünde
Geride bir satır daha fazla bırakmanın hesabı
Sevgilinin gözlerine konacak bir anlık mutluluk uğruna yapılmamalı
Değmeli yazılan yüzlerce mektuba
Ele- âleme rağmen çıkmayacağını bilmeli girdiği yürekten
Silinmeyeceğini bilmeli değdiği kaderden
Yeri geldiğinde gönüllü köle olmalı hasretin efendisine
Yeri geldiğinde bir kalkan
Sevgiliye gelecek bir meltem esintisine
Ana gibi olmalı şefkatli ve bağışlayan
Kadın gibi olmalı tutkulu ve kırılgan
Yılkı atı gibi hoyrat dolaşmalı hasret zamanlarında
Sayfalarda aramalı sevda kırıntılarını
Yılmadan, yıkılmadan sarılmalı anıların tozuna
Aşk olmalı benim sevdam
Tek geceye sığmalı koca bir yaşam
Ve ömür adanmalı sadakatine
Tuvale değen her renk
Sevgilinin gözlerinden almalı ışıltısını
Gece gibi zifiri yolda bir yıldız kaymalı
Parıltı dolmalı yeşile, sarıya, beyaza
Sevmeye değer olmalı
Ölmeye bedel olmalı
Boynu eğdiğin kılıcın sahibi
Adam gibi adam olmalı
Çöle inen nur, gönle değen huzur
SEN olmalı benim sevdam…

Su gibi berrak olmalı benim sevdam
Gözyaşı ile beslenmeli
Acı ile parlamalı
Pas tutmamalı çeperleri
Güne başlatan ilk secdede adı zikredilmeli
Tereddütsüz olmalı son nefeste de söyleneceğinden
Her sözün içinde bir harfi geçmeli
Cihana değişmemeli umudunun bir zerresini
Yeşermiş yeni yetme fidan gibi tutunmalı
Sağlam bir kök salmalı aşk denizinde
Manasını sadece yaratanın bildiği
Elif Lam Mim gibi
Sevgiliden bile saklı olmalı
Sır yumağına düğümler atmalı her bir tutamda
Göklerde binlercesine kaldırmışken başını
Tek olanı görmeli
Aşkın yıldızını takmalı ince bir zincirle boyuna
Züleyha’nın Yusuf’u gibi sabırla beklenmeli
Sarayı zindana çevirene
Kin tutmayacak kadar arınmış olmalı
Gün sayarken sahici mekâna
Korku olmamalı mayın tarlasında seyre çıkmış gönlünde
Geride bir satır daha fazla bırakmanın hesabı
Sevgilinin gözlerine konacak bir anlık mutluluk uğruna yapılmamalı
Değmeli yazılan yüzlerce mektuba
Ele- âleme rağmen çıkmayacağını bilmeli girdiği yürekten
Silinmeyeceğini bilmeli değdiği kaderden
Yeri geldiğinde gönüllü köle olmalı hasretin efendisine
Yeri geldiğinde bir kalkan
Sevgiliye gelecek bir meltem esintisine
Ana gibi olmalı şefkatli ve bağışlayan
Kadın gibi olmalı tutkulu ve kırılgan
Yılkı atı gibi hoyrat dolaşmalı hasret zamanlarında
Sayfalarda aramalı sevda kırıntılarını
Yılmadan, yıkılmadan sarılmalı anıların tozuna
Aşk olmalı benim sevdam
Tek geceye sığmalı koca bir yaşam
Ve ömür adanmalı sadakatine
Tuvale değen her renk
Sevgilinin gözlerinden almalı ışıltısını
Gece gibi zifiri yolda bir yıldız kaymalı
Parıltı dolmalı yeşile, sarıya, beyaza
Sevmeye değer olmalı
Ölmeye bedel olmalı
Boynu eğdiğin kılıcın sahibi
Adam gibi adam olmalı
Çöle inen nur, gönle değen huzur
SEN olmalı benim sevdam…

Yazar Hakkında

Nalan Güven

Soru sormayı bıraktım kendime Neden, niçin, nasıl... Bilmiyorum ötesini Ansızın kaçıp gideceğim bir gün geldiğim gibi Gideceğim gitmesine ama kim diyecek bana sen gibi "Canımın içi..."

İlgili